Korku ve haşyet
الخوف والخشية: عن عبد الرحمن بن زيد بن أسلم: أنه ذكر عمر وأبا بكر ابني المنكدر رحمهما الله، قال: لما حضر أحدَهما الموتُ بكى، فقيل له: ما يبكي؟ إن كنا لنغبطك بهذا اليوم!، قال: أما والله ما أبكي أن أكون ركبت شيئا من معاصي الله اجتراء على الله، ولكني أخاف أن أكون أتيت شيئا هينا، وهو عند الله عظيم، قال: وبكى الآخر عند الموت، فقيل له مثل ذلك فقال: إني سمعت الله يقول لقوم: " وَبَدَا لَهُمْ مِنَ اللَّهِ مَا لَمْ يَكُونُوا يَحْتَسِبُونَ " [الزمر: 47] فأنا أنتظر ما ترون، والله ما أدري ما يبدو لي. [موسوعة ابن أبي الدنيا 5/358].
Türkçe anlamı
Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem, Münkedir’in iki oğlu Ömer ile Ebû Bekir’den (Allah ikisine rahmet etsin) söz etti. Birine ölüm gelince ağladı. “Neden ağlıyorsun? Bu gün için sana imrenirdik!” dediler. Şöyle cevap verdi: “Allah’a yemin ederim ki Allah’a karşı günah işlemeye cüret ettiğimden ağlamıyorum. Küçük sandığım, fakat Allah katında büyük olan bir şey yapmış olmaktan korkuyorum.” Diğeri de ölüm anında ağladı. Aynı soru sorulunca şöyle dedi: “Allah’ın bazı kimseler hakkında ‘Allah tarafından hiç beklemedikleri şeyler karşılarına çıkacak’ [Kur’an 39:47] buyurduğunu işittim. Gördüğünüz üzere bekliyorum. Allah’a yemin ederim, karşıma ne çıkacağını bilmiyorum.” [Ibn Abi al-Dunya Encyclopedia 5/358].
Açıklama
Selefin söz ve hatıralarından aktarılmıştır.
Kaynak: Özgün kartın kaynaklarına bakınız.