Dili yalandan korumak
حفظ اللسان من الكذب: قال عبد الله العجلي: حدثني أبي قال: إن رِبعيّ بن حِراش رحمه الله لم يكذب كذبةً قطّ، وكان له ابنان عاصيان على الحجّاج، فقيل للحجّاج: إن أباهما لم يكذب كذبة قطّ، لو أرسلتَ إليه فسألته عنهما. قال: أين ابناك؟ قال: هما في البيت. قال: قد عفونا عنهما بصِدْقك. [صفة الصفوة].
Türkçe anlamı
Dili yalandan korumak: Abdullah el-İclî şöyle dedi: Babam bana Rib‘î b. Hirâş’ın —Allah ona rahmet etsin— tek bir yalan bile söylemediğini anlattı. Haccâc’a isyan eden iki oğlu vardı. Haccâc’a “Babaları hiç yalan söylememiştir. Çağırtıp onları sor” denildi. “Oğulların nerede?” diye sordu. Rib‘î “Evdeler” dedi. Haccâc “Doğruluğun nedeniyle onları affettik” dedi. [Sıfatü’s-safve].
Açıklama
Bu kartta ilk Müslümanlardan aktarılan bir öğüt veya anlatı yer alır.
Kaynak: Özgün kartın kaynaklarına bakınız.