Selefin hayatı · Sayfa 23
فضل الأخوة والصحبة في الله والإحسان إليهم: قال أبو الحسين العتكي: سمعت إبراهيم الحَرْبي رحمه الله يقول لجماعةٍ عندَه: من تعُدُّون الغريبَ في زمانكم؟ فقال رجلٌ: الغريبُ: مَن نأى عن وطنه. وقال آخر: الغريب: من فارقَ أحبابَه. فقال إبراهيم: الغريبُ في زماننا: رجلٌ صالحٌ، عاشَ بين قومٍ صالحين، إن أمر بمعروفٍ آزروه، وإن نهى عن منكر عانوه، وإن احتاج إلى سبب من الدنيا مانوه، ثم ماتوا وتركوه. [السير (تهذيبه) 3/1095].
Türkçe anlamı
Allah için kardeşlik ve arkadaşlığın, arkadaşlara iyiliğin fazileti: Ebü’l-Hüseyin el-Atekî şöyle dedi: İbrâhim el-Harbî’nin rahimehullah yanındaki topluluğa, “Zamanınızda kimi garip sayıyorsunuz?” diye sorduğunu işittim. Biri, “Garip, yurdundan uzak olandır” dedi. Başkası, “Sevdiklerinden ayrı olandır” dedi. İbrâhim şöyle dedi: “Zamanımızdaki garip, salihler arasında yaşamış salih bir adamdır. İyiliği emrettiğinde onu destekler, kötülüğü yasakladığında yardım eder, dünyalık bir ihtiyacı olduğunda onu sağlarlardı. Sonra öldüler ve onu yalnız bıraktılar.” [Siyer, kısaltılmış baskı 3/1095].
Açıklama
Aktarılan metnin Türkçe çevirisi.
Kaynak: Özgün kartın kaynaklarına bakınız.