Selefin belâ ve imtihanlar karşısındaki tutumu
Kaynak mektubu göndereni «ابن زيد» diye anarken başlangıçta isim «ابن زياد» olarak geçmektedir. İsimler sessizce birleştirilmeden korunmuştur.
حال السلف مع الفتن والمحن: قال عثمان بن الهيثم: كان رجل بالبصرة من بني سعد، وكان قائدًا من قواد عبيد الله بن زياد فسقط عن السطح، فانكسرت رجلاه، فدخل عليه أبو قلابة رحمه الله يعوده، فقال له: أرجو أن تكون لك خيرة. فقال له: يا أبا قلابة وأيّ خيرٍ في كسْر رجليّ جميعًا؟ فقال: ما ستر الله عليك أكثر. فلما كان بعد ثلاث ورد عليه كتاب من ابن زيد: أن يخرج فيقاتل الحسين، فقال للرسول: قد أصابني ما ترى، فما كان إلا سبعًا حتى وافى الخبر بقتل الحسين، فقال الرجل: رحم الله أبو قلابة لقد صدق، إنه كان خِيرة لي. [صفة الصفوة 3/68].
Türkçe anlamı
Osman b. Heysem şöyle dedi: Basra’da Sa‘d oğullarından, Ubeydullah b. Ziyâd’ın ordusunda komutan olan bir adam vardı. Damdan düşüp iki bacağını kırdı. Ebû Kılâbe (Allah ona rahmet etsin) onu ziyaret edip “Bunda senin için hayır umuyorum” dedi. Adam “Ebû Kılâbe! İki bacağımın kırılmasında ne hayır var?” dedi. Ebû Kılâbe “Allah’ın seni koruduğu şey daha büyüktür” dedi. Üç gün sonra İbn Zeyd’den Hüseyin’le savaşmaya çıkmasını emreden bir mektup geldi. Adam elçiye “Gördüğün şey başıma geldi” dedi. Yalnız yedi gün sonra Hüseyin’in ölüm haberi geldi. Adam “Allah Ebû Kılâbe’ye rahmet etsin; doğru söyledi. Bu benim için gerçekten hayırlıymış” dedi. [Sifat al-Safwah 3/68]
Açıklama
Selefin söz ve hatıralarından aktarılmıştır.
Kaynak: Özgün kartın kaynaklarına bakınız.