♡ Kütüphaneye destek ol

Bir hayra vesile olan, o hayrı yapanın sevabı gibi sevap kazanır.
Sahih Muslim · 1893

Dua 3717

Sayfa 13

الـورع: عن عمرو بن مهاجر قال: اشتهى عمر رحمه الله تفاحًا فقال: لو أن عندنا شيئًا من تفاح فإنه طيب؟ فقام رجل من أهله فأهدى إليه تفاحًا، فلما جاءه به الرسول قال: ما أطيبه وأطيب ريحه وأحسنه، ارفع يا غلام واقرأ على فلان السلام وقل له: إن هديتك قد وقعت عندنا بحيث تحب، قال عمرو بن مهاجر: فقلت له: يا أمير المؤمنين ابن عمك رجل من أهل بيتك، وقد بلغك أن النبي صلى الله عليه وسلم كان يأكل الهدية ولا يأكل الصدقة، قال: إن الهدية كانت للنبي صلى الله عليه وسلم هدية، وهي لنا رشوة. [الحلية (تهذيبه) 2 / 221].

Türkçe anlamı

Haram ve şüpheliden sakınmak: Amr b. Muhâcir şöyle anlattı: Ömer rahimehullah elma arzulayıp, “Elmamız olsaydı; ne güzeldir!” dedi. Ailesinden biri kalkıp ona elma hediye gönderdi. Elçi getirdiğinde, “Ne güzel; kokusu ne hoş, görünüşü ne güzel! Götür bunları çocuk; falana selâm söyle, hediyen bizi seni memnun edecek biçimde buldu de” dedi. Amr b. Muhâcir şöyle dedi: “Ey müminlerin emîri, amcanın oğlu ailenden biridir. Peygamber’in ﷺ hediyeyi yiyip sadakayı yemediğini duydun” dedim. “Hediye Peygamber ﷺ için hediyeydi; bizim için rüşvettir” dedi. [Hilye, kısaltılmış baskı 2/221].

Açıklama

Aktarılan metnin Türkçe çevirisi.

Kaynak: Özgün kartın kaynaklarına bakınız.

Kartı aç →

Web sitesi ziyaretleri…