Umudun kaynağı
Abdülazîz ed-Dîrînî’nin Tahâretü’l-kulûb adlı eserinden ibadet içerikli nesir veya övgüdür; peygamber hadisi değildir. 2003 Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye baskısının ifadeleriyle basılı asıldan tamamlanmıştır.
إلهي من أطمعنا في عفوك وجودك وكرمك، وألهمنا شكر نعمائك، وأتى بنا إلى بابك، ورغبنا فيما أعددته لأحبابك؟ هل ذلك كله إلا منك؟ دللتنا عليك وجئت بنا إليك. إلهي من لم تجبر كسره وما أطول فقره، من لم تنعشه من كربه مات بشقوته، واخيبة من طردته عن بابك، واحسرة من أبعدته عن طريق أحبابك.
Türkçe anlamı
Allah’ım! Affına, cömertliğine ve iyiliğine umudumuzu kim ilham etti? Nimetlerine şükretmeyi kim öğretti, bizi kapına kim getirdi, sevdiklerin için hazırladıklarını istemeyi bize kim sevdirdi? Bütün bunlar Senden başkasından mı? Bize Sana giden yolu Sen gösterdin, bizi Sana Sen ulaştırdın. Allah’ım! Kırıklığını onarmadığın kişinin yoksulluğu ne uzundur! Sıkıntısından canlandırmadığın kişi mutsuzluk içinde ölür. Kapından çevirdiğin ne kadar hayal kırıklığı içindedir; sevdiklerinin yolundan uzak tuttuğun ne kadar kederlidir!
Açıklama
Hidayet ve umudun Allah’tan oluşu.
Kaynak: عبد العزيز الديريني، طهارة القلوب والخضوع لعلام الغيوب، دار الكتب العلمية، ٢٠٠٣