Mustafa Şeyh İbrahim Hakkı
«ندما» kelimesi kaynak metinde tek başına durur. Metinde bulunmayan bir cümle eklenmeden yine de çevrilmiştir.
لن تكون التوبة صحيحة حتى يكون نادما آسفا حزينا على ما بدر منه من المعاصي. ندما، ويجب الانكسار بين يدي الله عز وجل، والإنابة إليه من هنا فلا يعد تائبا ونادما ذلك الذي يتحدث بمعاصيه السابقة التي قارفها يفتخر بذلك ويتباهى به، بل هذا من المجاهرة التي قال عنها رسول الله صلى الله عليه وسلم: «كل أمتي معافى إلا المجاهرون»(رواه البخاري) (التوبة إلى الله، د. صالح غانم السدلان).
Türkçe anlamı
İnsan işlediği isyanlardan dolayı pişmanlık, nedamet ve üzüntü duymadıkça tövbesi geçerli olmaz. Aziz ve celîl Allah’ın huzurunda alçalmalı ve O’na dönmelidir. Dolayısıyla geçmiş günahlarını gururla anlatıp onlarla övünen kişi tövbekâr veya pişman sayılmaz. Aksine bu, günahları açıkça yaymaktır. Allah Resulü ﷺ bunun hakkında “Günahlarını açıkça yayanlar dışında ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır” buyurmuştur. (Buhârî rivayet etmiştir.) (Dr. Sâlih Gānim es-Sedlân, Allah’a Tövbe).
Açıklama
Pişmanlık ve günahı yaymamak üzerine bir açıklamadır.
Kaynak: Özgün kartın kaynaklarına bakınız.