Sayfa 13
الحلم والعفو والصفح وذم الغضب وعلاجه: عن رجل من ولَد عماّر بن ياسر قال: كان عند علي بن الحسين رحمه الله قومٌ، فاستعجل خادمٌ له بشِواء كان له في التنّور، فأقبل به الخادم مسرعًا وسقط السّفود من يده على بُنيٍّ لعلي أسفلَ الدّرجة، فأصاب رأسه فقتله، فقال علي للغلام: أنت حرٌ، لم تعمده، وأخذ في جهاز ابنه. [صفة الصفوة 2/451].
Türkçe anlamı
Yumuşak huyluluk, bağışlama, af; öfkenin kınanması ve tedavisi: Ammâr b. Yâsir’in soyundan bir adam şöyle anlattı: Ali b. Hüseyin’in rahimehullah yanında insanlar vardı. Hizmetçisi fırındaki kızarmış eti getirmekte acele etti. Hızla getirirken şiş elinden, merdivenin altındaki Ali’nin oğullarından birinin üzerine düştü; başına isabet edip onu öldürdü. Ali hizmetçiye, “Hürsün; bunu kasten yapmadın” dedi ve oğlunun cenaze hazırlığına başladı. [Sıfatü’s-Safve 2/451].
Açıklama
Aktarılan metnin Türkçe çevirisi.
Kaynak: Özgün kartın kaynaklarına bakınız.