Sayfa 13
Kaynakta, paranın keselere konulması emrinde yazım hatası gibi görünen “فبضة” kelimesi vardır. “Bir avuç” çevirisi bağlama göredir; Latin harfli aktarım yazılı biçimi korur. Kaynak incelenmelidir.
الـورع: عن الشعبي قال: جاء رجلان إلى شريح رحمه الله، فقال أحدهما: اشتريت من هذا دارًا، فوجدت فيها عشرة آلاف درهم، فقال: خذها. فقال له: إنما اشتريتُ الدار، فقال للبائع: فخذها أنت، فقال: ولِمَ؟ وقد بعتُه الدار بما فيها، فأدار الأمر بينهما، فأبيا فأتى زيادًا، فأخبره فقال: ما كنت أرى أن أحدًا هكذا بقيَ. وقال لشريح: ادخل بيت المال فألقِ في كل جرابٍ فبضة حتى تكون للمسلمين. [صفة الصفوة 3/128].
Türkçe anlamı
Haram ve şüpheliden sakınmak: Şa‘bî şöyle anlattı: Şüreyh’e rahimehullah iki adam geldi. Biri, “Bundan ev aldım; içinde on bin dirhem buldum” dedi. “Al” dedi. “Yalnız evi aldım” dedi. Satıcıya, “Öyleyse sen al” dedi. “Neden? Evi içindekilerle sattım” dedi. Aralarını çözmeye çalıştı; ikisi de kabul etmedi. Ziyâd’a gidip anlattı. “Böyle birinin kaldığını sanmıyordum” dedi. Şüreyh’e, “Hazineye gir; Müslümanların olsun diye her keseye bir avuç para koy” dedi. [Sıfatü’s-Safve 3/128].
Açıklama
Aktarılan metnin Türkçe çevirisi.
Kaynak: Özgün kartın kaynaklarına bakınız.