Sayfa 13
الـورع: عن عامر: أن ابنًا لشريح رحمه الله قال لأبيه: بيني وبين قومٍ خصومة، فانظر فإن كان الحقّ لي خاصمتُهم، وإن لم يكن لي الحق لم أُخاصمهم. فقص قصته عليه، فقال: انطلق فخاصمْهم، فانطلق إليهم فخاصمهم إليه، فقضى على ابنه، فقال له: لما رجع إلى أهله: والله لو لم أتقدم إليك لم ألُمكَ. فضحتَني، فقال: والله يا بني لأَنت أحبّ إليّ من ملء الأرض مثلهم، ولكن الله هو أعز عليّ منك، أن أخبرك أن القضاء عليك فتصالحهم، فتذهب ببعض حقّهم. [صفة الصفوة 3/27].
Türkçe anlamı
Haram ve şüpheliden sakınmak: Âmir şöyle anlattı: Şüreyh’in rahimehullah oğlu babasına, “Bir toplulukla anlaşmazlığım var. Bak: Haklıysam mahkemeye götüreceğim; değilsem götürmeyeceğim” dedi. Olayı anlattı. “Git, onları mahkemeye götür” dedi. Gidip dava açtı; kadı oğlunun aleyhine hükmetti. Eve dönünce, “Vallahi sana gelmeseydim seni suçlamazdım. Beni rezil ettin” dedi. Şöyle cevap verdi: “Vallahi oğlum, onların yeryüzünü dolduracak kadarı yerine sen bana daha sevgilisin. Ama Allah senden daha sevgilidir. Hükmün aleyhine olduğunu söylemezdim ki onlarla sulh yapıp haklarının bir kısmını alasın.” [Sıfatü’s-Safve 3/27].
Açıklama
Aktarılan metnin Türkçe çevirisi.
Kaynak: Özgün kartın kaynaklarına bakınız.