Faydasız ilim ve kötülüklerden korunma
Bu dua kitaptan aktarılmıştır. Kitapta yer alması, rivayetin sıhhatini tek başına kanıtlamaz; değerlendirme için özgün kaynağa bakınız.
اللهم إني أعوذ بك من علم لا ينفع، وقلب لا يخشع، ودعاء لا يسمع، ونفس لا تشبع، وأعوذ بك من الجوع فإنه بئس الضجيع، ومن الخيانة فإنها بئست البطانة، ومن الكسل والبخل والجبن والهرم، ومن أن أرد إلى أرذل العمر، ومن فتنة الدجال وعذاب القبر ومن فتنة المحيا والممات، اللهم إنا نسألك قلوبا أواهة مخبتة منيبة في سبيلك، اللهم إني أسألك عزائم مغفرتك، وموجبات رحمتك، والسلامة من كل، إثم والغنيمة من كل، بر والفوز بالجنة، والنجاة من النار.
Latin harfli okunuş
Allāhumma innī aʿūdhu bika min ʿilmin lā yanfaʿu, wa qalbin lā yakhshaʿu, wa duʿāʾin lā yusmaʿu, wa nafsin lā tashbaʿu, wa aʿūdhu bika mina al-jūʿi faʾinnahu biʾsa aḍ-ḍajīʿu, wa mina al-khiyānati faʾinnahā biʾsati al-biṭānatu, wa mina al-kasali wal-bukhli wal-jubni wal-harami, wa min an uradda ilā ardhali al-ʿumri, wa min fitnati ad-dajjāli wa ʿadhābi al-qabri wa min fitnati al-maḥyā wal-mamāti, Allāhumma innā nasʾaluka qulūban awwāhatan mukhbitatan munībatan fī sabīlika, Allāhumma innī asʾaluka ʿazāʾima maghfiratika, wa mūjibāti raḥmatika, was-salāmata min kulli ithmin wal-ghanīmata min kulli birrin wal-fawza bil-jannati, wan-najāta mina an-nār.
Türkçe anlamı
Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, huşû duymayan kalpten, işitilmeyen duadan ve doymayan nefisten sana sığınırım. Açlıktan sana sığınırım; o ne kötü yatak arkadaşıdır. Hıyanetten sana sığınırım; o ne kötü iç arkadaşıdır. Tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, düşkün ihtiyarlıktan, yaşlılığın en güçsüz dönemine döndürülmekten, yalancı mesihin fitnesinden, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnelerinden sana sığınırım. Allah’ım! Senden içtenlikle dua eden, huşû duyan ve senin yolunda sana yönelen kalpler isteriz. Allah’ım! Bağışlamanı kesinleştiren şeyleri, rahmetini getiren sebepleri, her günahtan esenliği, her salih amelden kazancı, cennete erişmeyi ve cehennemden kurtulmayı isterim.
Açıklama
Dua kitabındaki metnin Türkçe anlamıdır.
Kaynak: Ed-Duâ, Şeyh Dr. Me’mûn en-Nu’mân, sayfa 205