Tevekkül ve uyanış
Tam metin el-Kevkebü’d-dürrî’nin 92. sayfasına göredir. Sonu ve bazı ifadeleri derlemeden ve Hilyetü’l-evliyâ’dan farklıdır. Bir hâlde kalmaya ilişkin eski ifade, bağlamda kişinin kendi gücünden ziyade ilâhî korumaya bağımlılık olarak anlaşılmıştır. Zünnûn’a nispet edilen edebî duadır; peygamber hadisi değildir.
اللهم إن ثقتي بك، وإن ألهتني الغفلات عنك وأبعدتني العثرات منك بالاغترار. يا مقيل العثرات إن لم تتلافني بعصمة من العثرات فإني لا أحول بعزيمة من نفسي، ولا أدوم على خليقة بمكان من أمري. أنا نعمة منك، وأنا قدر من قدرك، أجري في قدرك وأسرح في نعمتك. لا أزداد على سابقة علمك، ولا أنتقص دون عزيمة أمرك. فأسألك يا منتهى السؤالات، وأرغب إليك يا موضع الحاجات، سؤال من قد كذب كل رجاء إلا منك، ورغب من رغب عن كل ثقة إلا عنك، أن تهب لي إيمانًا أقدم به عليك، وأوصل به عظيم الوسيلة إليك، وأن تهب لي يقينًا لا توهنه شبهة إفك، ولا تهنه خطرة شك ترحب به صدري، وتيسر به أمري، ويأوي إلى محبتك قلبي، وتسد إليك فطنتي ونهيي حتى لا ألهو عن شكرك، ولا أنعم إلا بذكرك. يا من لا تمل من حلاوة ذكره ألسن الخائفين، ولا تكل من الهطل عليه مدامع الخاشعين، أنت منتهى سرائر قلبي في خفايا الكتم، وأنت موضع رجائي بين أسداف الظلم. من الذي ذاق حلاوة مناجاتك فلهي بمرضاة بشر عن طاعتك ومرضاتك؟ رب أفنيت عمري في شدة السهو عنك، وأبليت شبابي في سكرة التباعد منك، ثم لم أستبط لك كلاءة، وطمعًا في أيام اغتراري بك وركوني إلى سبيل سخطك. وعن جهل، يا رب، قربتني الغرة إلى غضبك. أنا عبدك ابن عبدك قائم بين يديك متوسل بكرمك إليك فلا يزيلني من مقام أقمتني فيه غيرك، ولا ينقلني من موقف السلامة من نعمك إلا أنت. أتنصل إليك مما كنت أواجهك به من قلة استحيائي من نظرك، وأطلب العفو منك يا رب، إذ العفو نعت لكرمك. يا من يعصى ويتاب إليه فيرضى، كأنه لم يعص، بكرم لا يوصف، وتحنن لا ينعت، يا حنان بشفقته، يا متجاوز بعظمته. لم يكن لي حول فأنتقل عن معصيتك إلا في وقت أيقظتني فيه لمحبتك، كما أردت أن أكون كنت، وكما رضيت أن أقول قلت. خضعت لك وخشعت لك، إلهي لتعزني بإدخالي في طاعتك، ولتنظر إلي نظر من ناديته فأجابك، واستعملته بمعونتك وأطاعك، فارحمني يا أرحم الراحمين.
Türkçe anlamı
Allah’ım! Gaflet beni Senden oyalamış, aldanışım içinde sürçmelerim beni Senden uzaklaştırmış olsa da güvenim Sanadır. Ey sürçmeleri affeden! Yardımıma gelip onlardan korumazsan kendi kararlılığımla değişemem, kendi gücümle huyumda sağlam duramam. Ben Senden bir nimet, takdirin içinde bir takdirim. Takdirinin içinde hareket eder, nimetinin içinde dolaşırım. Önceki ilminin ötesinde bir şey eklemem, belirlenmiş emrinden hiçbir şey eksiltmem. İsteklerin son durağı olan Senden ister, ihtiyaçların sığınağı olan Sana hevesle yönelirim. Senden ummaktan başka bütün umutları reddetmiş birinin isteğiyle, Sana güvenden başka bütün güvenleri bırakmış birinin özlemiyle: Huzuruna çıkacağım ve Sana yaklaşmanın büyük vesilesine erişeceğim bir iman ver. Hiçbir bâtıl şüphenin zayıflatmadığı, geçici kuşkunun sarsmadığı bir yakîn ver; onunla göğsümü genişlet, işlerimi kolaylaştır ve kalbimi sevginde dinlendir. Anlayışımı ve aklımı Sana yönelt ki Sana şükürden hiç oyalanmayayım, yalnız Seni anmaktan haz duyayım. Ey tatlı zikrinden korkanların dillerinin usanmadığı, önünde boyun eğenlerin akan gözyaşlarının yorulmadığı! Sen kalbimin gizli sırlarının yöneldiği yer, karanlık perdeleri arasında ümidimin sığınağısın. Sana içten seslenmenin tatlılığını tadan kim, bir insanı hoşnut etmekle Sana itaatten ve rızândan oyalanır? Rabbim! Ömrümü Sana karşı derin gafletle geçirdim; gençliğimi Senden uzaklığın sarhoşluğunda tükettim. Yine de korumanın geciktiğini düşünmedim; Senin hakkında aldandığım, hoşnutsuzluğunun yoluna meylettiğim günlerde umut ettim. Rabbim! Bilgisizlikle aldanış beni gazabına yaklaştırdı. Ben Senin kulun, kulunun oğluyum. Huzurunda duruyor, cömertliğinle Sana ulaşmayı arıyorum. Beni koyduğun makamdan Senden başkası çıkaramaz; nimetlerinin sağladığı güven yerinden Senden başkası taşıyamaz. Bakışının karşısına çıkarken gösterdiğim hayâsızlıktan huzurunda uzak olduğumu bildirir, affını dilerim Rabbim; af, cömertliğinin bir sıfatıdır. Ey kendisine isyan edildikten sonra tövbeyle dönülünce, tarif edilemez cömertlik ve anlatılamaz şefkatle sanki hiç isyan edilmemiş gibi razı olan! Ey merhameti ince, yüceliği affa vesile olan! Beni sevgine uyandırıncaya kadar isyanından dönmeye gücüm yoktu. Nasıl olmamı dilediysen öyle oldum; nasıl konuşmamdan razı olduysan öyle konuştum. Allah’ım! Beni itaatine alarak şereflendirmen; çağırıp cevap veren, hizmete muvaffak kılıp itaat eden biri olarak görmen için Sana teslim olur, önünde alçalırım. Bana merhamet et, ey merhamet edenlerin en merhametlisi!
Açıklama
Tevekkül, tövbe ve ilâhî yardım dileği.
Kaynak: ابن عربي، الكوكب الدري في مناقب ذي النون المصري، تحقيق سعيد عبد الفتاح، ص92